SİNDİRİm sistemi hastaliklari



Download 0.97 Mb.
Page6/19
Date conversion06.08.2017
Size0.97 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   19

RESPİRATORİK ALKALOZİS


Vücutta alkali iyonlarının artmasına karşın, asit ile CO2 iyonlarının aşırı bir şekilde kayba uğraması sonucu ortaya çıkan duruma “respiratorik alkalozis” denir.

Patogenez: Ağrı ve heyecan durumlarında ortaya çıkan hiperventilasyon, hastalığın en

önemli nedenlerinden olmakla birlikte aynı zamanda da organizmanın metabolik asidozise karşı bir yanıtıdır. Metabolik asidoziste görülen hiperventilasyon nedeni, medullar solunum merkezini yıkayan sıvının pH’sındaki düşüklük olduğu sanılmaktadır.

Plazma pCO2 basıncındaki azalma, plazma HCO3- düzeyinde azalmayla birlikte ortaya çıkar. pO2’deki azalma ise laktik asit üretimi ve HCO3-‘in indirgenmesine katkıda bulunur. Azalmış pCO2, böbrekler tarafından H+ iyonu salınımının azalmasına ve idrarla HCO3- kaybının artmasına yol açar. Bununla birlikte Cl-, plazma HCO3-‘nın yerini alarak korunur.

Semptomlar: Şiddetli vakalarda bilinç bozukluğu ve santral-periferal sinir sistemindeki uyarımlarda artış görülür. Hayvanda tonik ve klonik konvulizyonlar ortaya çıkar.

Tanı: Respiratorik asidozisin ve alkalozun tanısı oldukça güçtür. Kesin tanı için kan gazları analiz cihazıyla kanın pH değeri, pO2, pCO2 ve HCO3 değerlerinin ölçülmesi gereklidir.

Tedavi: Asıl neden ortadan kaldırılır. Bu tip alkalozisin sağaltımı için, uygun bir solunum azaltıcı ve verilebilecek asitli bir preparat yoktur.
KUSMA (Vomitus)

Midedeki gıda ve sıvının ağız ve nazofarenks yoluyla dışarı atılmasıdır. Koordine edilmiş merkezi kökenli olan kusma; başlangıçta korku, endişe, huzursuzluk, dudak yalama, pityalizm ve tekrarlayan yutma hareketi, mide bulantısı, böğürme, ve başın aşağı eğilmesi ile karakterizedir. Karın kaslarının kontraksiyonu ve kusma sonucu derin bir nefes alınır. Bu semptom regürgitasyon ve ekspektorasyondan ayrı bir özellik taşır.

Kusma en yaygın köpeklerde, daha az olarak ta kedilerde görülür. At, sığır, oyun ve keçilerde pek sık görülmez.

Kusmanın nedenleri:

Gıdasal duyarlılık: idiosinkrazi, intolerans, alerji,

GİS yangısal bozukluklar: Farengitis, gastritis, barsak yangıları, enfeksiyöz ve hemorajik gastroenteritis, neoplaziler, ülserler,

Gİ obstrüksiyonlar: yabancı cisimler, pylorik hipertrofi, mural kalınlaşmalar, ekstraluminal kompanzasyon, ileus, konstipasyonlar,

Gİ işemik bozukluklar: İnvaginasyon, strangulasyon, infarksiyon, torsiyon,

Diğer abdominal organ bozuklukları: Hepatobilier yangı, hepatik neoplazi, safra kanalı obstrüksiyonu, kolelitiazis, porto sistemik şantlar, pankreatitis, pankreatik adenokarsinom, böbrek yetmezliği, peritonis, metritis, pyometra,

Sistemik hastalıklar: Üremi, hepatik yetmezlik, sepsis ve toksemiler, konjestif kalp yetmezliği, metastazik neoplaziler, asidozis, elektrolit dengesizlikleri, hipokalemi, hipo- ve hiperkalsemi,

Parazitismus: Askarit, kalp kurtları (kedilerde),

Endokrin hastalıklar: Dysautomia, myestenik ganglionitis, MSS tümör ve travmaları, meningitis, ensefalitis, hidrosephalus, vestibuler bozukluklar, viseral epilepsi,

Kusma klinik olarak iki formda karşımıza çıkar.

1)Non gastrik kusma

2)Gastrik kusma

Nongastrik kusmanın nedenleri; primer bozukluk mide dışındadır.

- Hemen hemen tüm abdominal bozukluklar, lokal doku reseptörlerini stimüle ederek kusmaya neden olurlar. Doku reseptörlerinin stimulasyonu beynin medullar kısmında bulunan kusma merkezini sitümüle eder.

- Enterik veya kolonik bozukluklar, peritonitis, perikarditis, karaciğer hastalıkları, prostatitis, ürogenital sistem hastalıkları

- Değişik sistemik veya metabolik hastalıklar, (D. Mellitus, hepatik ensafalopati, üremi,

sistemik hastalıklar ve adrenokortikal yetmezlik,

- İlaçlar ve toksinler, (Pb, Ar, Etilen glikol)

- Beyin tümörleri, yangısal lezyonlar, hidrosephalus, serebral ödem,

- Distemper lezyonları veya kusma merkezinin hipoksisi gibi,

- Ağrı, korku, anormal davranışlar, psikojenik nedenler, serebellar ve vestibuler

bozukluklarda kusmaya neden olur.



Teşhis: Tam kan sayımı, biyokimyasal profil ve idrar analizleri ile konur.

Tedavi: Primer hastalığı tedavi etmektir. Hastada kusma sürekli ve genel durum bozulursa antiemetikler verilir. Gelişen sıvı elektrolit dengesizliklerinde giderilmesi gereklidir.
GASTRİK KUSMA

Mideden kaynaklanan kusmaların etiyolojisinde; akut gastritis, midede yabancı cisimler, kronik gastritis, kronik hipertrofik gastropatiler, gastrik ülserasyon, eosinofilik gastritis ve granüloma, gastrik retensiyonu, gastrik pylorik motilite bozukluğu, gastrik tümörler, gastrik dilatasyon ve volvulus önemli rol oynar.



Tanı: Anamnez ve klinik muayene bulgularına göre teşhis konur. Yalnız kusmanın regürgitasyondan ayrılması ve hızlı ve güvenli bir tedavinin yapılabilmesi için etiyolojinin de belirlenmesi gereklidir.

Prognoz: Asıl hastalığa veya etkene bağlıdır.

Tedavi: Kusma olaylarında etkili bir sağaltım ancak etiyolojinin belirlenmesi ile mümkündür. Ancak hayatı tehdit edebilecek derecede sıvı ve elektrolit kaybına neden olan şiddetli ve uzun süreli kusmalarda kusmayı kesmeye yönelik tedbirler alınmalı, sıvı elektrolit denge düzenlenmelidir. Köpeklere geçici olarak buz parçaları verilebilir. Kusma durdurucu ilaçlar (antiemetikler) kullanılır. Fenotiazin grubu antiemetikler sentral etkilidir (Klorpromazin (Largactil, 1-3 mg/kg). 1-2 cc % 0.1’lik Atropin de yine kusma önleyici olarak verilebilir. Antihistaminikler ise perifer etkilidirler. Diphenhydramin (Benadryl) draje, şurup ve enjektabl olarak mevcuttur. Metochlopromid (Paspertin, 2-5 mg/kedi damla peroz yolla) mide boşalmasını çabuklaştırır. Kaybolan elektrolitlerin telafisi önemlidir. Çoğunlukla fizyolojik NaCl dehidrasyonun şiddetine göre 10-100 ml/kg, sürekli damla infüzyon şeklinde iv veya birkaç kez sc verilir. Hipotonik dehidrasyonda 2-5 ml % 10’luk NaCl verilmesi yeterlidir. Ayrıca ringer solüsyonu (laktatsız) veya tam bir elektrolit solüsyonu verilebilir.

BUZAĞILARDA ÖN MİDE HASTALIKLARI


1) Buzağılarda Ön Midelerin Gelişimi ve Fonksiyonları

Mide dört kompartımandan oluşur. Abomasum sekretorik fonksiyon yapar ve diğer midelerin iki katı kadardır. Rumen, retikulum ve omasum oluşturdukları ösefagal olukla birlikte fizyolojik sindirime katkıda bulunurlar. Ön mideler doğumdan sonraki ikinci hafta içersinde fonksiyonuna başlarlar.


1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   19


The database is protected by copyright ©ininet.org 2016
send message

    Main page